Haklılık
bazı hayatların daha değersiz olduğu düşüncesi, dünyadaki bütün kötülüklerin kaynağıdır
Yazıya insanlık tarihinden birkaç örnek vererek başlamak istiyorum. Pearl Harbor saldırısını bilmeyen yoktur Japonya Amerika'ya hiçbir savaş ilanı etmeden yüzlerce uçak ile Amerika kıyılarına sürpriz bir saldırı gerçekleştirmişti. Japonya'nın petrol ihtiyacı ve Amerika'nın petrol konusunda Japonya'ya koyduğu sınırlar neticesinde ve büyük ihtimalle Amerika'nın bu tarafta da bir savaş istemeyeceğini düşünerek hızlıca bir barış anlaşması yapılır biz istediğimiz birkaç konuda uzlaşırız gelip geçer diye düşündüler ama gerçek öyle olmadı. Şimdi burada Japonya'nın Amerika'ya saldırması için haklı sebepler var mı var ama bu sürpriz bir saldırıyla mı yapılmalıydı hayır. İkinci örnek Amerika'nın 1941 de başlayan bu savaşa 1945 de savaşı bitirmek için 3 gün arayla attığı 2 atom bombası. Bu iki saldırıda bebekler,çocuklar,ağaçlar,hayvanlar canlı olan her şey hedef alındı ve kül oldular. Bu kadar büyük bir katliamın kabul görülmesi imkansız ne olursa olsun ama Amerika'da ordu içinde hiçbir asker değersiz değil nerede olursa olsun hiçbir asker geride bırakılmıyor buna gerçek bir hikayeden esinlenerek hazırlanan Er Ryan'ı Kurtarmak filminde de görüyoruz. Hiçbir asker kıymetsiz değil hiçbir asker geride bırakılmıyor. Amerika o dönemde büyük ihtimalle atom bombası atmasa da bu savaşı yenecekti fakat Allah bilir kaç yıl daha savaşacak kaç Amerikan askeri daha ölecekti. Bu onları savaşı erken bitirmek adına Japonya'nın sanayi ve askeri olarak önem arz eden şehirlerine atom bombası atmaya kadar götürmüş. En trajik en ölümlü olaylarda bile tarafların kendine göre mantıklı sebepleri var.
Misal tam bu yazıyı yazarken evde sanırım benim hiç dokunmadığım bir tencere kapağının kenarları yamulmuş annem benim yüzümden yamulduğunu düşünerek odama gelip keşke olmasaydın dedi. Herkes kendince bir noktada kendine hak veriyor ve sadece bazıları bu haklılığı insanlara dayatma çabasında. Ben bir şeyleri kamuya açık şekilde şu an yazıyorsam insanları ya etkilemek istiyorumdur ya da benim gibi düşünmelerini istiyorumdur derinlerde bi yerlerde. Yani arkadaşlar ben haklılık konusunda benim gibi düşünmemi veya benim düşüncemden etkilenmenizi istiyorum sanırım ne düşünüyorsam artık.
Şunu diyeceğim sadece insanları dünyaya birkaç dakikalığına bile olsa başka gözlerden dünyaya bakmaya zorlamak kendi haklılığını savunmak çoğu zaman sadece zaman kaybı oluyor. Bunun en sağlıklı iletişimle gerçekleştiği bir durumda bile aa ben tamamen haksızdım benim ihtiyaçlarım ve duygularım bunu göstermiyordu beni yaşadıklarım bu yaşananlara itmedi demek hatalı olacaktır. Bir konu genelinde haklı veya haksız gibi ibareleri konuşmak mantıksız olacaktır konunun bölümlendirilip her tarafın kendi ihtiyaçlarını arzularını ve beklentilerini düzgünce ifade edebilmesi gerekiyor ve sonuçta olayda taraflar ne kadar karşıt olsa da kimse yerden göğe kadar haklı olma durumuna nail olmamalı.
Bir noktada da laf anlatamayacağınız, iletişim kursanız da bunun size gelecekte hiçbir faydası olmayacak yani iletişimden umudu kestiğiniz insanlara genel olarak haklılığınızı bırakın bölümlendirmek bile hata olacaktır. O insanı karşınıza alıp anlattığınız şeyler onun sadece konuşmayı bitirsin de geçeyim gideyim diye beklediği şeyler olacaktır. Ben valide hanımın keşke olmasaydın söylemine üzülmekle beraber laf anlatsam da anlamayacağı için ok diyip geçmekten daha verimli bir yol bilmiyorum.